- aslında kendine meraklıydı, bütün dikkati kendine donuktu, edebiyatla ilgilenmemesi belki de o yüzdendi.
- En azginlarinin en ağırbaşlı gözükenler olduğunu anlamıştım o sıralarda.
- Başkalarının en iyi gözlenen sırlarına bile ulaşmamın daima bir yolu bulunurdu, ama insanın kendi sırlarına erişmesi neredeyse imkansizdi ve yazarlık bu imkansızı yaşatmakti sürekli.
- O bir kadındı, sevgiden korkmaz, aksine sevdikçe daha cesur ve atak olurdu.
- Yalnızca tek bir hayrana sahip olmak hiç hayranı olmamaktan daha aşağılayıcı bir şeydi.
- Güzelliğine ve çekiciliğine güvenen her kaide gibi çok çabuk sarsılacağını hissetmiştim.
- Aşkın her zaman kendi kuskularini yarattigini henuz öğrenmemişti.
- Baskı altında dostluklar ve aşklar çabuk boy atar.
- İnsanların çoğu mutsuzdur, bu çok belirgin bir özellik değil.
- İnsanın kendi aşkından ne kadar emin olursa karşısındakinin aşkından da o kadar kuralı duyduğunu unutmuştum.
- Ama gene de hayat sıradan bir şey ve kendilerini çok farklı sanan adamların da çok sıradan gururları var.
- Orospular her zamana heyecanlandiriyordu beni, bir lafın kendi bedenini ruhundan, düşüncelerinden, duygularından, gecmisinden, inançlarından, hatta gerçek adından kopartın bütün sıcaklığı, yuvarlakları, girintileri, cikintilari, gölgeli kuytuluklariyla sana verdiğinde, bu adsız ve sahipsiz beden senin bedeninin bir parçası oluyordu, onunla istediğin gibi, bütün isteklerini gerçekleştirerek oynayabiliyor, sevisebiliyor, kendi isteklerini, duygularını onun sahipsiz bedenine doldurup kendi parçan yapabiliyordun.
- Yanimda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığı için yalnızım ben.